1. Haberler
  2. Uncategorized
  3. Ben artık şaşırmıyorum.

Ben artık şaşırmıyorum.

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Mahkeme İptal Etti… Şimdi Kaçağı Planla Kurtarma Operasyonu Mu?

Ben artık bazı planları görünce önce şehirciliği değil, niyeti okumaya çalışıyorum.

Çünkü bazen paftada renk değişir ama amaç değişmez.

Bu ülkede bazı planlar vardır; mahkeme iptal eder, bilirkişi yanlış bulur, vatandaş itiraz eder… ama bir bakarsınız birkaç ay sonra aynı plan başka ambalajla tekrar önünüze gelir.

İşte Özdere’de yaşanan tam da budur.

Özdere’de askıya çıkarılan yeni plan da tam olarak böyle bir tabloyu önümüze koyuyor. Daha önce mahkeme kararıyla iptal edilen bölgede şimdi yeni bir plan hazırlanmış. Parseller değişmiş, dosya yenilenmiş, başlık değiştirilmiş olabilir.

Ama bizlerin sorduğu soru aynı:

Bu plan gerçekten kamu yararı için mi yapıldı, yoksa kaçak ve plana aykırı yapılaşmayı kurtarmak için mi?

Mahkeme İptal Etti… Siz Aynısını Geri Mi Getirdiniz?

Bir mahkeme planı iptal ettiyse idareye düşen görev çok nettir:

  • İptal gerekçelerini ortadan kaldırmak
  • Hukuka uygun yeni değerlendirme yapmak
  • Kamu yararını somut şekilde ortaya koymak

Eğer eski planın makyajlanmış hali yeniden askıya çıkıyorsa, bu mahkeme kararını uygulamak değil, mahkeme kararını etkisizleştirmeye çalışmaktır.

Hukuk devletinde buna göz yumulamaz.

Kıyı Kanunu Süs Değildir!!!

Burası sıradan bir iç bölge değil.

Kıyı alanı.

Yani herkesin ortak malı.

Kıyı Kanunu’nun amacı denizi, sahili ve halkın erişim hakkını korumaktır. Eğer plan;

  • sahile erişimi daraltıyorsa,
  • kıyı kullanımını özelleştiriyorsa,
  • kamusal yolu fiilen kapatıyorsa,
  • kıyıdaki yapı baskısını artırıyorsa,

orada ciddi hukuki sorun vardır.

Kaçak Yapıyı Yasallaştırmak İçin Plan Yapılamaz

Bu ülkede plan, hukuka aykırı yapıyı kurtarma aracı değildir.

Tam tersine:

Önce yapı hukuka uygun olur, sonra plan uygulanır.

Ama bizde bazen önce kaçak yapı yapılır, sonra onu kurtaracak plan aranır.

Bu kabul edilemez.

Plana aykırı veya ruhsata aykırı bir yapı varsa çözüm yeni plan yapmak değil; mevzuatı uygulamaktır.

Ortada bir iddia daha varken

Bodrum diye ruhsatlandırılan iki kat fiilen zemin üstünde kalmış durumda.

Eğer bu doğruysa mesele büyüktür.

Çünkü bodrum kat adı altında fiilen ekstra kat kazanılmışsa:

  • gerçek yükseklik aşılmış olabilir
  • emsal dışı kullanım yaratılmış olabilir
  • plan notları ihlal edilmiş olabilir

O zaman soruyorum:

Üstteki fazlalık katlar yıkılacak mı?

Yoksa plan yine olup biteni meşrulaştırmak için mi hazırlanıyor?

Bir başka sorum da;

Mandalina Bahçeleri Ne Oldu?

İmar planı dışında kalan mandalina bahçeleri bu süreçte nasıl değerlendirildi?

  • İl Tarım Müdürlüğü’nden görüş alındı mı?
  • Tarım niteliği nasıl kaldırıldı?
  • Toprak Koruma Kurulu kararı var mı?
  • Tarım toprağı neden yapı baskısına açılıyor?

Bugün mandalinayı kaybeden yarın toprağı kaybeder.

Yol Planda Var, Yerinde Yoksa Bu Nasıl İş?

1196 ada 7 parsel ile 1195 ada 1 parsel arasındaki yolun (Adnan Alır Caddesi) planda korunup korunmadığı da açıklanmalı.

Korunuyorsa neden yerinde kapalı?

Kamunun sahile erişimi neden engelleniyor?

Kâğıt üstünde yol çizip sahada kapatıyorsanız buna planlama değil, aldatma denir.

Son Sözüm

Ben yatırımlara düşman değilim.

Ben hukuksuz ayrıcalıklara karşıyım.

Ben turizme karşı değilim.

Ben kıyının duvarlarla çevrilmesine karşıyım.

Ben gelişmeye karşı değilim.

Ben mahkeme kararlarının kağıda çevrilmesine karşıyım.

Bu nedenle soruyorum:

  • Mahkemenin iptal gerekçeleri gerçekten giderildi mi?
  • Kıyı hakkı korundu mu?
  • Kaçak yapı ödüllendiriliyor mu?
  • Yükseklik sınırı aşıldı mı?
  • Yol neden kapalı?

Ve en önemlisi:

Bu plan kent için mi, belli bir yapı için mi?

Tekrar tekrar yazıyorum;

Parsel Numarası Değişince Gerçek Değişmez

Bazıları sanıyor ki parsel numarası değişince geçmiş silinir.

Silinmez.

İfraz yaparsınız, tevhit yaparsınız, ada değişir, parsel değişir…

Ama rant ilişkisi değişmezse planın ruhu değişmez.

Vatandaş bunu görüyor.

Mahkemeler de görür.

Kıyılar Hepimizin

Deniz kenarındaki alanlar sıradan arsa değildir.

Kıyılar toplumundur.

Bugün bir yatırımcıya kolaylık sağlamak için verilen her plan kararı, yarın halkın denize erişiminden çalınmış bir haktır.

Kıyıdaki her metre kare için bin kere düşünmek gerekir.

Bizde önce plan yapılır, sonra kamu yararı aranır.

Devam edeceğiz

Nivent Kurtuluş

24.04.2026

4
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Ben artık şaşırmıyorum.
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Gaze-temiz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!