İzmir Büyükşehir Belediyesi 03.02.2026 tarihinde yeni ana hizmet binasına ilişkin bir tanıtım gerçekleştirdi. Mevcut hizmet binasının yerine yapılacak yeni binanın yapı ruhsatı törenle imzalandı ve törene ait fotoğraflar kamuoyu ile paylaşıldı.
Önce fotoğrafı, sonra konuyu değerlendirelim.

Fotoğrafta beş erkek ve bir kadın yer alıyor. Orta noktada en üst makam olan Belediye Başkanı bulunuyor ve sağa–sola doğru protokol sıralaması yapılmış. Bu, klasik bir düzenleme. Ancak detaylar, yönetim anlayışını yansıtır.
Makam masasının gelişigüzel seçilmiş olması, masa ayaklarının görünmesi, tören ciddiyetini zayıflatmaktadır. Protokol fotoğraflarında kullanılan mekân, verilen mesaj kadar önemlidir. Yine, özen gösterilmemiş kıyafet detayları, hazırlığın aceleye geldiği izlenimini yaratmaktadır. Birkaç gündür giydiğin belli olan buruşuk takım elbise ile hiç olmaz..
Tek Kadın fotoğrafın ortasına alınır, kenarda olmaz..Tek kadın katılımcının protokol merkezinde konumlandırılmaması dahi organizasyonun planlama hassasiyetini sorgulatmaktadır.
Bunlar ilk bakışta küçük ayrıntılar gibi görülebilir; ancak kurumsal işlerde detaylara verilen önem, işin bütününe verilen önemi gösterir. Detaya önem veren yönetimler, projelerde de aynı titizliği sergiler.
Gelelim asıl meseleye.
Bir yapı ruhsatı törenle imzalanıyor, ancak aynı açıklamada “projenin son şeklinin henüz tamamlanmadığı” ifade ediliyor. Vatandaş yapı ruhsatı almak istediğinde tüm teknik şartları eksiksiz yerine getirmek zorundayken, kamu adına yapılacak bir proje için eksikleri bulunan bir dosyaya ruhsat verilmesi ciddi bir tartışma konusudur. Ruhsat süreçleri teknik ve hukuki tamamlanmışlık gerektirir; “son şekli henüz oluşmamış” bir proje için yapılan ruhsat töreni doğal olarak soru işaretleri doğurmaktadır.
Yüklenici firma kimdir, ihale süreci nasıl yürütülmüştür, proje müellifi kimdir, mimari tasarıma hangi kurul veya hangi teknik değerlendirme ile karar verilmiştir? Bu soruların büyük kısmı kamuoyuna açık biçimde açıklanmış değildir. Paylaşılan görsellerde de yalnızca genel mimari perspektifler yer almakta, proje karar sürecine dair teknik bilgi bulunmamaktadır.
Eğer gerçekten eksikler mevcut olduğu için Genel Sekreter ruhsat imzasını atmaktan kaçınmış ve imza doğrudan Başkan tarafından atılmış ise, bu durum karar süreçlerinin teknik değil idari reflekslerle yürütüldüğü yönünde yorumlara yol açacaktır. Böyle bir törenin aceleyle yapılması, kamuoyuna “bekleyen işleri hızla tamamlıyoruz” mesajı verme amacı taşıyor olabilir; ancak kamu yönetiminde yöntem, yapılan iş kadar önemlidir.
İş yapış biçimi kurumsallaşmadığında, projeler sürekli tartışma konusu olur; eksik işler eleştirildikçe yönetim ile kamuoyu arasındaki güven mesafesi büyür. Bu nedenle büyük projelerde yalnızca sonuç değil, sürecin şeffaflığı ve teknik bütünlüğü de en az sonuç kadar önemlidir.
Haldun Ertan
06.02.2026



